DURSUN ALİ ERZİNCANLI  "MEKKE'NİN FETHi"

DURSUN ALİ ERZİNCANLI "MEKKE'NİN FETHi"

Admin Yorum yapılmamış



Youtube kanalımıza abone olmayı unutmayalım : https://www.youtube.com/user/marmaramuzik

“MARMARA MÜZİK” SOSYAL MEDYA HESAPLARI :

Web Site : http://www.marmaramuzik.com
Youtube : https://www.youtube.com/user/marmaramuzik
Facebook : https://www.facebook.com/MarmaraMuzik
İnstagram : https://www.instagram.com/marmaramusic

DURSUN ALİ ERZİNCANLI PLAYLİST :

ENSTRÜMANTAL & FON MÜZİĞİ OYNATMA LİSTESİ :

Mekke’nin Fethi

Her sey bir siirle basladi.
Peygamber huzurunda okunan bir siirle…
Kizgin kum firtinalarindan,
Adem vadisinden kopup gelen bir sairle…
Ardinda kirk suvari,
Ve alev alev yanan gozlerinde ihanet haberleri.
Bu sair, huzaa kabilesinden Amr bin Salim’di.
En ust perdeden okudu siirini,
Ve gozlerini kirpmadan dinledi Nebi;

” Kureysiler sana verdikleri sozde durmadilar,
Hudeybiye’de seninle yaptiklari misaki bozdular.
Bizi Vetir’de,
Kendi yurdumuzda gafil avladilar.
Benim kimseyi yardima cagirmayacagimi,
Cagiramayacagimi sandilar.”

Dedi ve durdu.
Sair agliyordu.
Peygambere cevrildi tum gozler
Ve o an tutuldu nefesler.
Sahabenin baslari yere degiyordu,
Cunku mubarek alinlarindaki damar belli oluyor,
Peygamber celalleniyordu.

” Ey Nebi!
Allah’in kullarini yardima cagir,
Iclerinde Allahin Rasulu de olsun
Yapilan zulme, ofkesinden renkten renge girsin,
Ve buyuk bir ordunun basina gecip,
Denizler gibi kopurerek akip gelsin.”

Siir bitmisti,
Sair de bitmisti.
Gozler hala peygamberdeydi,
Allahin rasûlu, ridasini toplayip ayaga kalkti!
Ve sahabe ayaga kalkti.
Simdi konusan peygamberdi;

” Eger kendime yardim ettigim seylerle
Huzaalara yardim etmezsem,
Ben de yardim gormeyeyim.
Varligim kudret elinde olan Allah’a andolsun ki,
Kendimi ve ev halkimi korudugum gibi,
Bunlari da koruyacagim.
Simdi haber salin yeryuzune!
Allah’a ve Ahiret gunune iman edenler Medine’de toplansin.”
Medine daglarinda savasin ritmi,
Sokaklarinda peygamber sessizligi…
Konusmuyor nebi
Hane-i saadet’te kiliclar bileniyor
Hane-i Saadet’te zirhlar temizleniyor
Ve sehirlerin anasi guluyor.
Mekke-i mukerreme uzaktan guluyor.

Gul ey Mekke! Gun senin gunundur
Gun senin fetih gunundur.
Gul ki, bu donus sanadir.
Baksana,
Dun bagrindan koparilan yigitler donuyor sana
Erak topraklarini savuran ruzgar donuyor once
Ardindan buyuk bir birlik;
Baslarinda Halid bin Velid!
Arkadan ey Mekke!
Senin topraklarinda yasarken
Rabbim Allah’tir dedi diye sovulen,
Iskence goren,
Her tarafi kipkizil kurban taslari gibi
Kan icinde kalan muhacirler geliyor.
En onde Zubeyr bin Avvam geliyor
Hani sekiz yasinda musluman olan
Hani onbes yasinda senden koparilan
Amcasi onu bir hasira sarmisti hani
Ates dumanina tutmustu
Kufre donsun diye.
Ama o donmedi kufre
Ve peygamber yildizlarindan biri olarak
En onde sana donuyor ey Mekke!
Sonra bir boluk halinde Beni gifarlar geliyor!
Bayraklari Ebu Zer Gifari’nin elinde…
Su musluman olusunu Kabede ilan edince
Bayilana kadar dovulen Ebu Zer geliyor.
Eslemler geliyor boluk halinde
Muzeyneler bin kisilik alayla gecerken colden
Tekbir sesleri geliyor goklerden
Ey Mekke baska kimi bekliyorsun soyle!
Hz.Hamza’yi mi?
Musab bin umeyr’i mi?
Onlar,
Sehitler ordusuyla tebessum ediyorlar sana
Ve baksana
Gozleri isil isil
sana yaklasan ve tozu dumana katan
bir alayi seyrediyorlar
Kapkara bir tasligi andiran bu alay da kim
Bir hareketlilik semada…
Bunlar olume susamis savas erleri Ensar!
Ve en ortada simsiyah sarigiyla Yar!
O an Peygamberler ayakta,
Melekler ayakta
Sehitler ayakta…
Ey Mekke Kalkabilirsen sen de kalk
Cunku gonullere safa geliyor
Hazreti Muhammed Mustafa! geliyor

—–
Sekiz yil gecti aradan
Sensiz tam sekiz yil gecti…
Gittigin gece
Uzaktan donup Kabe’ye bakinca;
” Mekke!demistin,
” Sen benim icin butun dunyadan daha degerlisin
ama senin insanlarin beni rahat birakmiyor”
deyip gitmistin.
Yildizlar da seninle birlikte gitmisti.
Kapkaranlik geceler kalmisti ardinda.
Mekke oksuz kalmisti.
Ve Mekke cocuklari…
Cocuklar hep
Sumeyye’nin topraga dustugu yerde oynadi,
Habbab bin Eret’in atese atildigi yerde oynadi
Hane-i Saadetin uzerinde
Sevr magarasindan kalma guvercinler bekledi seni .
Kabe-i Muazzama’da namaz kilisini ozleyen Harem,
Haticetul Kubra’nin hatiralari,
O gul kokuna hasret kalan sokaklar bekledi seni.
Simdi Kasva’dan inmez misin Ya Rasulallah!
Inmez misin ki,
Ayaklarindan opsun mekke topraklari
Ve kaldirmaz misin basini ki
Nur cehreni seyretsin alem

Iste Rasulullah’in nur yuzu gorundu.
Iste Rasulullah bakiyor.
Basinda yemen isi simsiyah bir sarik.
O Alnindaki nura kurban olalim.
Rasulullah Kabe’ye bakiyor.
Ve isaret ediyor Hz. Bilal’e…
Bilal, Kabe-i Muazzama’nin uzerinde…
Simdi Bilali dinlesin yer ve gok.

Şiir : Dursun Ali ERZİNCANLI
Müzik : Umut MÜRARE

ALBÜM : EN SEVGİLİYE – 5

#dursunalierzincanlı
#mekkeninfethi
#şiir
#naat
#marmaramüzik

Comments

0 comments

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir